Muris muvazaasında zamanaşımının söz konusu olmadığı

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
ESAS NO: 2013/1-2302
KARAR NO : 2015/1313
KARAR TARİHİ.06.05.2015

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili, tarafların miras bırakanları Yusuf B….’un maliki olduğu Hatay İli Antakya İlçesi, M. Köyü, 8 parsel sayılı taşınmazı davalılara satış yolu ile temlik ettiğini, yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Yerel mahkemece; “…davacıların dava açma hakkını kullanmalarının TMK’nun 2.maddesinde tanımı yapılan “dürüst davranma” ilkesine aykırılık teşkil ettiği, ayrıca davanın makul süre içerisinde açılmadığı …” gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar; taraf vekillerinin temyizi üzerine Özel Daire tarafından yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozma öncesi gerekçeler tekrar edilerek direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, murisin ölüm tarihinin üzerinden uzunca bir zaman geçmiş olması halinde (somut uyuşmazlıkta 33 yıl) açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2.maddesine aykırılık teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, muris Yusuf B…. davalı kızı S…. G… ile 23.08.1974 tarihinde, davalı damadı A…. G…. ile 21.08.1975 tarihinde dava konusu edilen satış suretiyle temlikleri gerçekleştirmiş, 20.03.1976 tarihinde ise vefat etmiştir. Dava murisin ölümünden 33 yıl geçtikten sonra açılmıştır.

Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda zamanaşımının söz konusu olmadığı, işlemin muvazaalı olması durumunda üzerinden bir zaman geçmesi halinde geçerli hale gelmeyeceği ve herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabileceği kuşkusuzdur. Bu nedenle muris muvazaasına dayalı olarak dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değerlendirilmesi mümkün değildir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından temliklere 33 yıl ses çıkarılmamış olmasının ve malikin devamlı dava tehdidi altında bulunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2.maddesine aykırılık teşkil edeceği görüşü dile getirilmiş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir

O halde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harının yatırana geri verilmesine, 06.05.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.